Kırsal Mimari Miras ve Turizm İlişkisi: Ayder Yaylası Örneğinde Mekânsal Dönüşüm

 

Bu çalışma, İkinci Dünya Savaşı sonrası küresel ölçekte bireysellikten kitleselliğe dönüşen turizm hareketlerinin tarihsel gelişimini ve bu süreçte değişen turist profilinin ve turizm talebinin kırsal alanlar üzerindeki etkilerini Ayder Yaylası örneği üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın kapsamı; uluslararası metinlerde kırsal mirasın korunması ve turizm ile ilişkisinin nasıl tanımlandığından başlayarak, Türkiye’nin kalkınma planları doğrultusunda şekillenen turizm politikalarına ve bu politikaların yerel ölçekteki yansımalarına odaklanmaktadır. Özellikle 1980’li yıllardan itibaren deniz-kum-güneş odaklı kitle turizmine alternatif olarak gelişen kırsal turizm faaliyetleri, çalışmanın temel eksenini oluşturmaktadır. Bu çerçevede, Karadeniz Bölgesi’nin ilan edilen ilk turizm merkezi olan Ayder Yaylası; 1950’lerden günümüze ulaşan erişilebilirlik süreçleri, turizm merkezi ilan edilmesi ve beraberinde gelen planlama çalışmalarıyla örnek olarak ele alınmaktadır. Çalışmada, Ayder’in doğal sit ve milli park statüleri ile koruma altına alınma çabalarına rağmen maruz kaldığı yoğun yapılaşma baskısı, değişen koruma statüleri ve güncel hukuki süreçler, koruma turizm ilişkilerinin dengesi bağlamında detaylandırılmaktadır. Sonuç olarak çalışma, kırsal mirasın ekonomik kalkınma aracı olarak turizmle bütünleşirken özgün kimliğini koruyabilmesi için gerekli olan stratejik ve planlı yaklaşımın önemini vurgulamaktadır. Bu makale, yazarın İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Restorasyon Programı’nda sürdürmekte olduğu doktora tez çalışmasından üretilmiştir.